1. Haberler
  2. Gündem
  3. Cumartesi Anneleri 1103. Haftada Adalet İstedi

Cumartesi Anneleri 1103. Haftada Adalet İstedi

featured
0
Paylaş

1995 yılından bu yana Galatasaray Meydanı’nda gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sorgulamak ve faillerin yargılanması için oturma eylemi gerçekleştiren Cumartesi Anneleri, bu hafta da meydadaydı.

Kayıp yakınları, 1103. haftada, Galatasaray Meydanı’nı çevreleyen barikatların önünden kamuoyuna seslendi.

Bu haftaki açıklamada, 32 yıl önce gözaltında kaybedilen Kasım ve Halil Alpsoy’un durumu gündeme getirildi.

Açıklama öncesinde Adalet Bakanlığı’na çağrıda bulunan kayıp yakınları, Bakanlık bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı’nın ağır insan hakları ihlallerini de kapsaması gerektiğini ifade etti.

ADALET BAKANLIĞI’NA ÇAĞRI

Çağrıda şu ifadelere yer verildi:

“Adalet Bakanlığı, başta zorla kaybetmeler olmak üzere, cezasız kalmış ağır insan hakları ihlallerini de içermelidir. Bu birim sadece dosya açan bir mekanizma olarak kalmamalı; gerçeğin ortaya çıkarılmasını, faillerin belirlenmesini ve yargı önüne çıkarılmasını sağlayacak etkinlikte çalışmalıdır. Aksi takdirde cezasızlık, bu topraklarda fiili bir devlet pratiği olarak varlığını sürdürecektir.”

Açıklamada, Halil Alpsoy’un 12 Mayıs 1994 tarihinde eşi ve bebeğiyle evinin önünden gözaltına alındığı, işkenceye maruz kalmış cansız bedeninin 18 gün sonra bulunduğu hatırlatıldı. Kuzeni Kasım Alpsoy’un da gözaltına alındıktan sonra işkence gördüğü, ertesi gün kimliğini almak için MİT binasına başvurduktan sonra kendisinden haber alınamadığı belirtildi.

Kayıp yakını Zeynep Yıldız’ın okuduğu açıklama şu şekilde:

“Bugün, 32 yıldır hakikatin inkâr edildiği Kasım ve Halil Alpsoy için bir kez daha hakikat ve adalet talebimizi yükseltiyoruz.”

‘BEYAZ TOROS İLE GÖZALTINA ALINDI’

“Halil Alpsoy, 12 Mayıs 1994 gecesi eşi ve 40 günlük bebeğiyle birlikte İstanbul Kanarya’daki evine dönerken, evinin önünde bekleyen polisler tarafından gözaltına alındı. Eşi karşı çıktığında, polisler kimliklerini göstererek ‘Merak etme, karakola kadar götürüyoruz. Yarım saat sonra gelir,’ dediler. Halil Alpsoy beyaz bir Toros’a bindirilerek götürüldü ve bir daha geri dönmedi.”

’18 GÜN SONRA CANSIZ BEDENİ BULUNDU’

“18 gün sonra, işkence nedeniyle tanınmayacak hale gelen bedeni Kırıkkale’de ormanlık bir alanda bulundu. Kardeşleri onu yalnızca elindeki çocukluk izinden teşhis edebildi.

Halil Alpsoy’un gözaltına alınmasından bir hafta sonra, polisler kuzeni Kasım Alpsoy’un Adana’daki evine baskın düzenledi. 30 yaşındaki Kasım Alpsoy, uzun namlulu silah taşıyan maskeli polisler tarafından 18 Mayıs 1994 sabahı gözaltına alınarak Adana İstihbarat Dairesi’ne götürüldü. Aynı günün akşamında serbest bırakıldı; ancak kimliğine el konuldu. Kendisine, ‘Yarın gel, kimliğini al’ denildi.”

‘MİT BİNASINA GİRDİ, SONRASINDA HABER ALINAMADI’

“Eve döndüğünde işkence görmüş durumdaydı. Ertesi gün kimliğini almak için MİT binasına gitti. Yakını kapıda bekledi. Ancak Kasım Alpsoy o binadan bir daha çıkamadı.

Bugüne kadar Halil ve Kasım Alpsoy’un gözaltına alındıkları inkâr edildi. Başlarına ne geldiği belirsizlik içinde bırakıldı. Ailelerinin tüm başvurularına rağmen etkili bir başvuru ve giderim yolu sağlanmadı.

AİHM içtihatlarına göre, hakikati ortaya çıkarmayan ve sorumluları açığa çıkarmayan adli süreçler etkili kabul edilemez.

Artık yeter.

Başta Kasım ve Halil Alpsoy dosyası olmak üzere tüm gözaltında kaybetme dosyalarında, etkili soruşturma yürütülmeden verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararlarının yol açtığı ağır ihlallere son verin. Suçun sorumlularını ortaya çıkaracak ve cezalandıracak derinlikte, bağımsız ve tarafsız soruşturmalar, kovuşturmalar yürütün.

Kaç yıl geçerse geçsin, Kasım ve Halil Alpsoy için, tüm kayıplarımız için adalet talep etmekten; devletin evrensel hukuk normlarına uygun hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz.

Kaynak: Cumhuriyet

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter