Açıklamada, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 10 Aralık 1948’de kabul edildiği hatırlatılarak, temel özgürlükleri güvence altına alan bu belgenin, güncel ihlaller nedeniyle her zamankinden daha kritik bir önem taşıdığı ifade edildi. Uluslararası sözleşmeler ve Anayasa’nın tüm yurttaşlara devredilemez haklar tanımasına rağmen Türkiye’de bu hakların sistematik olarak ihlal edildiği vurgulandı.
Konfederasyon, özellikle halkın oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarının hukuki gerekçe olmaksızın görevden alınması, tutuklanması ve yerlerine kayyum atanmasını, demokratik temsil hakkının ağır biçimde zedelendiği uygulamalar olarak nitelendirdi. Ayrıca siyasi partilere yönelik yargı müdahalelerinin siyasal alanı daralttığı, keyfi tutuklamaların ise yargılama aşamasında fiilen cezaya dönüştüğü belirtilerek hukuk devleti ilkelerinin ciddi biçimde aşındığına dikkat çekildi.
Açıklamada, meslek örgütleri ve sendikalar üzerindeki baskılar ile toplantı, gösteri ve ifade özgürlüğünün keyfi kısıtlamalarla engellenmesinin, anayasal hak ihlallerinin süreklileştiğini gösterdiği ifade edildi. Siyasi iktidar, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’ne ve evrensel hukuk normlarına bağlı kalmaya davet edildi.
Birleşik Kamu-İş, ülkedeki hak ihlallerinin, örgütlenme özgürlüğüne yönelik baskıların ve seçilmişlere ile siyasi partilere dönük yargısal müdahalelerin son bulması gerektiğini belirterek, adalet ve demokrasi mücadelesini sürdüreceğini duyurdu
