CHP Genel Başkan Yardımcısı Yankı Bağcıoğlu, bugün partisinin Gaziantep il başkanlığında milli güvenlik konularına ilişkin aylık basın toplantısı gerçekleştirdi.
Bağcıoğlu, Gaziantep’teki açıklamalarında savunma sanayisinden askeri sağlık sistemine, OYAK nema oranlarından askeri alanların imara açılmasına kadar birçok konuyu eleştirerek iktidara yönelik eleştirilerde bulundu.
Savunma sanayisi hakkında bilgi veren Bağcıoğlu, “CHP iktidarında savunma sanayisi siyasi baskılardan uzak, denetlenebilir ve liyakat esaslı bir yapıya kavuşturulacak” ifadelerini kullandı.
“YÜZLERCE ASKERİ PERSONELİN HAYATLARINI KARARTANLARA GÖZ YUMANLAR…”
Bağcıoğlu’nun açıklamaları şöyle:
“Geçtiğimiz hafta, Bahriye ile ilgili çok acı hatıralarla dolu bir dönemdi. Bu süreçte, milli gemi projeleri başta olmak üzere, Bahriye tarihine adını yazdıran emekli oramiral Özden Örnek ile vatanseverliği ve denizcilik bilgisiyle örnek aldığımız Albay Murat Özenalp’i anmış bulunuyoruz. Her ikisi de FETÖ kumpaslarının mağduru oldular.
Haksızlık ve hukuksuzluğu içlerinde sakladılar ama bu durum sonsuza dek sürmedi. Her ölüm zamansızdır; ancak onların kaybı gerçekten zamansızdır. Yüzlerce askeri personelin hayatlarını karartanlara göz yumanların ve yetki sahibi olup müdahale etmeyenlerin artık milli güvenlikten bahsetme hakları yoktur. Çünkü milli güvenliğe en büyük darbe, bu tür kumpaslara göz yumulmasıyla gerçekleşmiştir. Onların asil ruhları şad olsun.”
SOSYAL MEDYADA SALDIRILARA “FETÖ KUMPASI” BENZETMESİ
“Sosyal medya üzerinden milletvekillerimize ve partililerimize yönelik yürütülen organize iftiralar, itibar suikastları ve algı operasyonları, geçmişte FETÖ kumpaslarında kullanılan kirli yöntemlerin bugün farklı aktörlerle yeniden sahaya sürülmesinden başka bir şey değildir. Geçmişte öyle bir durumla karşılaştık ki, birkaç ay önce disiplin sürecine tabi olan, TSK’da görevde bulunan teğmenlerimize yönelik haysiyet cellatlığı da aynı odakların ve aparatların ürünüdür.”
KARADENİZ VE RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI DEĞERLENDİRMESİ
Bağcıoğlu, Türkiye’ye komşu bölgelerdeki güvenlik gelişmelerine ilişkin yorumda bulundu:
“Rusya-Ukrayna Savaşı’nda tarafların kısa vadede kesin askerî sonuç üretme kapasitesi sınırlı görünürken, savaş giderek uzun süreli yıpratma ve üretim kapasitesi rekabetine dönüşmektedir. Cephedeki hareketlilik devam etse de asıl belirleyici unsurlar; mühimmat üretimi, hava savunma kapasitesi, enerji altyapısının korunması ve Batı desteğinin sürdürülebilirliği olmaya devam etmektedir.
Ukrayna-Rusya Federasyonu Savaşı’nın bir harekât alanı Karadeniz olmaktadır. Karadeniz’de deniz güvenliğine yönelik tehditlere karşı durumsal farkındalık sağlamak ve öngörülü olmak zorunludur. Diplomatik girişimlerle caydırıcılık maksatlı askeri tedbirlerin koordineli bir şekilde belirlenip zamanında uygulanması gerekmektedir.”
SURİYE’DE SDG/YPG ENTEGRASYONU TARTIŞMASI
“Suriye’de SDG/YPG ile Suriye Geçici Hükümeti arasındaki entegrasyon süreci tamamen çözüme kavuşmuş değildir. Taraflar arasındaki temas ve koordinasyon devam etse de komuta-kontrol yapısı, ağır silahların durumu ve yerel güvenlik yapılanması konusundaki belirsizlikler sürmektedir. Silahların gölgesinde barış veya entegrasyon sağlamak oldukça zordur.”
İRAN SAVAŞI VE BÖLGESEL GERİLİM UYARISI
“İran merkezli kriz dinamiğinde geniş ölçekli savaş ihtimali kontrollü bir şekilde düşük tutulmaya çalışılsa da Hürmüz Boğazı, vekalet unsurları ve enerji arz güvenliği üzerinden stratejik baskılar devam etmektedir. Diplomatik temaslar kopmak üzere olsa da karşılıklı askeri hazırlıkların sürmesi, yanlış hesaplamaların bölgesel tırmanmaya dönüşme riskini canlı tutmaktadır.
Bölgemizin, ABD ve İsrail’in uluslararası hukuku ihlal eden, masum sivilleri hedef almaktan çekinmeyen müdahalelerine maruz kalmasını asla kabul etmiyoruz. İran’daki baskıcı rejimin politikalarını tasvip etmemekle birlikte, İran’ın ve bölgemizin geleceğine karar verecek olanların burada yaşayanlar olduğunun altını çiziyoruz.”
“BÖLGEDEKİ EN BÜYÜK KRİZ VE GERİLİM KAYNAĞI NETANYAHU HÜKÜMETİDİR”
“İsrail’in Gazze’ye yönelik insani yardımları engelleyen abluka uygulaması uluslararası hukuka aykırıdır. Ayrıca, insani yardım taşıyan SUMUD Filotillası gemilerine saldırı da uluslararası hukukun ihlalidir. Bebekler dahil silahsız ve tehdit oluşturmayanlara saldırılar, İsrail’in alışkanlık haline getirdiği bir durumdur.
Yunanistan ve GKRY’ye uluslararası hukuku ihlal eden silah satışları, Akdeniz’de gerginliği artıran girişimler ve Gazze’de işlenen insanlık suçları, Netanyahu hükümetinin yarattığı en büyük kriz ve gerilim kaynağıdır.”
ORTA DOĞU’DAKİ GERİLİMİN KAYNAĞI
“Doğu Akdeniz’de, yabancı bayraklı araştırma gemilerinin izinsiz faaliyetleri, 1990’ların sonlarından itibaren sistematik bir şekilde engellenmektedir. İzinsiz faaliyetlerin engellenmesi olumlu bir gelişme olmakla birlikte, münhasır haklara sahip olduğumuz bölgelerde etkin olamamak dikkat çekici ve sorunlu bir durumdur.
Bu bağlamda, Doğu Akdeniz’de uluslararası hukuk çerçevesinde münhasır haklarımızın bulunduğu ancak uzun süredir aktif olunmayan sahalarda araştırma ve sondaj faaliyetlerinin icra edilmesi, milli menfaatler açısından önem taşımaktadır.”
SAHA EXPO VE MİLLİ SAVUNMA SANAYİSİ
“Ziyaret ettiğimiz SAHA EXPO Uluslararası Savunma, Havacılık, Uzay Sanayi Fuarı; Türk savunma sanayisinin ulaştığı aşamayı ve ihraç potansiyelini göstermesi açısından önemli bir etkinliktir. Burada sergilenen ürünler, ülkesini seven her Türk vatandaşının gurur duyması için yeterlidir. Ancak gurur duymak tek başına yeterli değildir. Ülkeyi daha iyi yönetme iddiamız nedeniyle sorgulamamız gereken noktalar bulunmaktadır.
Burada ‘gurur duyacağız’ derken bilgi güvenliği açısından endişelerimiz bulunmaktadır. Harekât sahasındaki her asker, kendisi için üretilenin en iyisi olduğunu ama karşı tarafın bundan bihaber olduğunu görmek ister. Bu nedenle bilgi güvenliği konusunda tedbirler alınmasının gerekliliğini değerlendiriyoruz.”
TSK’NIN İHTİYAÇLARI VE KAYNAK KULLANIMI ELEŞTİRİSİ
“Bölgemizdeki gerilimler çatışma ve savaşlara dönüşmekte. Bu durum, ülkemizi de doğrudan hedef almaktadır. Böyle bir ortamda TSK’nın harbe hazırlık seviyesinin artırılması için kaynakların azami verim
