1. Haberler
  2. Kültür Sanat
  3. Kitaplardan Tarihe, Fabrikadan Göle: Ereğli Kültür ve Bellek Notları

Kitaplardan Tarihe, Fabrikadan Göle: Ereğli Kültür ve Bellek Notları

Ereğli Kitap Fuarı, Sümerbank’ta sanayi mirasıyla edebiyatı buluşturdu. Yazarlar, kentin kültürel belleğini okurlarla birlikte canlandırdı.

featured
0
Paylaş

Ereğli Kitap Fuarı’nın Sümerbank yerleşkesinde düzenlenmesi, Türkiye’nin endüstriyel mirası açısından oldukça manidardı. Bir zamanlar üretimin, emeğin ve işçinin kalbinin attığı bu dokunun bugün edebiyatla, yazarlarla ve kitapseverlerle buluşması, geçmiş ile günümüzün aynı avluda kucaklaşması anlamına geliyordu. Bu mekânda üretim kültürüyle sözün gücü, fabrika hafızasıyla kitapların belleği iç içe geçmiş bir şekilde ziyaretçileri karşıladı.

Kitap fuarlarının asıl kıymeti, sadece eserlerin sergilenmesinden değil, aynı zamanda insanların birbirine dokunmasından, kadim dostlukların canlanmasından ve yeni fikirlerin filizlenmesinden gelir. Ben de bu atmosferde, kendi eserlerim ve düşüncelerimle Ereğli’deydim. “Fırçanın Tanıklığında Memleket Belleği” isimli söyleşimde, sanatın sadece tuvale atılan bir boyadan ibaret olmadığını; şehrin hatırasına, insan portrelerine ve memleketin ruhuna nasıl şahitlik ettiğini anlattık. Yurt Gezileri programından resmin toplumsal yansımasına, Anadolu’nun ressamlar tarafından nasıl yorumlandığına dair geniş bir perspektifte sohbet ettik. İmza etkinliğinde ise okurlarla kurulan kısa ama derin temaslar, kelimelerin ne kadar kalıcı izler bıraktığını bir kez daha kanıtladı.

Ereğli Buluşmasında Kimler Vardı ve Ne Konuşuldu?

Bu seyahatin en kıymetli yanlarından biri, değerli kalemler Adnan Gerger ve Yüksel Işık ile aynı platformda yer almaktı. Adnan Gerger okurlarıyla samimi bir bağ kurarken, Yüksel Işık “Şah İsmail’den Âşık Veysel’e Anadolu Kültürünün Tarihsel Kökenleri” başlıklı konuşmasıyla fuara derinlik kattı. Bu buluşmalar, edebiyatın aslında bir yazarın sözünün diğerinin tanıklığıyla harmanlanması olduğunu gösterdi.

Ereğli Belediye Başkanı Ümit Akpınar ve eşi Nimet Akpınar’ın göstermiş olduğu nezaket dolu ev sahipliği ise vurgulanması gereken bir diğer önemli nokta. Bir kenti kitapla buluşturmak, o kentin geleceği olan gençlere yeni ufuklar açmaktır. Başkan Akpınar’ın edebiyat kökenli bir kimliğe sahip olması, yerel yönetimin kültürel hayatla kurduğu ilişkiyi çok daha anlamlı ve verimli kılıyordu.

İvriz Kaya Anıtı: Tarihin Taşa Kazınmış İlk Tarım Belgesi

Ereğli’deki keşfimiz fuar alanıyla kısıtlı kalmadı; bölgenin kadim tarihine doğru kısa bir yolculuğa çıktık. İlk durağımız, yaklaşık 12 kilometre mesafede, Halkapınar sınırlarında yer alan ve binlerce yıllık bir belleği taşıyan İvriz Kaya Anıtı oldu.

İvriz Kaya Anıtı’nın Tarihsel Kimliği (5W1H):

  • Kim: Geç Hitit döneminde, Tuvana Krallığı döneminin hükümdarı Kral Varpalavas tarafından yaptırılmıştır.
  • Ne: Yaklaşık 4.20 x 4.20 metre boyutlarında, üzerinde dini ve tarımsal betimlemelerin olduğu bir kaya kabartmasıdır.
  • Nerede: Ereğli ilçesi Halkapınar sınırları içinde, İvriz Suyu’nun kaynağındadır.
  • Ne Zaman: MÖ 8. yüzyıla tarihlenen bu eser, Aramileşmiş Geç Hitit sanatının en güçlü örneklerindendir.
  • Nasıl: Kaya yüzeyine işlenen Asur ve Frig etkileri taşıyan figürlerle, tarımın ve bolluğun sembolü olarak tasarlanmıştır.
  • Neden: Toprağa, suya ve berekete duyulan minneti ifade etmek ve kralın gücünü tanrıyla ilişkilendirmek amacıyla oluşturulmuştur.

Anıtta Tanrı Tarhundas, ellerinde buğday başakları ve üzüm salkımlarıyla kraldan daha büyük bir figür olarak tasvir edilmiştir. Kral Varpalavas ise dua eder vaziyettedir. Eser üzerindeki hiyeroglif metinde şu ifadeler yer alır: “Ben hâkim ve kahraman Tuvana Kralı Varpalavas; sarayda bir prens iken bu asmaları diktim, Tarhundas onlara bereket ve bolluk versin.” Bu sözler, İvriz’in dünyanın ilk yazılı tarım anıtlarından biri olduğunun açık bir göstergesidir.

Bellek Duraklarının Karşılaştırılması

Durak Noktası Temsil Ettiği Değer Öne Çıkan Özellik
Sümerbank Yerleşkesi Üretim ve Emek Hafızası Cumhuriyet’in sanayi mirasıyla kültürün buluşması.
İvriz Kaya Anıtı Tarihsel ve Tarımsal Bellek MÖ 8. yüzyıla ait, dünyanın ilk tarım anıtlarından biri.
Tadım Gofret Yerel Zanaat ve Gastronomi Geleneksel taş baskı yöntemiyle el yapımı üretim.
Meke Gölü Doğal Miras ve Ekoloji “Nazar Boncuğu” olarak bilinen volkanik doğa harikası.

İvriz’de taşın dile geldiğini hissedersiniz. Ancak buranın, böylesine büyük bir tarihi ve doğal hazinenin, sıradan bir piknik yeri gibi kullanılmasını sorgulamak gerekir. Önce korumak prensibiyle bu alanlara yaklaşmalı ve onları incitmeden gelecek nesillere taşımalıyız. Kitaplarla dolu bir fuardan çıkıp İvriz’e gelmek bu anlamda çok tutarlıydı; çünkü her ikisi de insanın unutuluşa karşı direncinin, yani belleğin birer parçasıdır.

Geleneksel Tatlardan Yaralı Doğaya: Tadım Gofret ve Meke Gölü

Yolculuğumuzun lezzet durağı olan Tadım Gofret‘te, Erhan Tozoğlu’ndan geleneksel taş baskı yöntemini ve el işçiliğiyle devam eden üretimin sabrını dinledik. Bir kentin hafızası bazen bir kitapta, bazen bir taşta, bazen de bir gofretin katmanlarında saklıdır.

Son olarak, “dünyanın nazar boncuğu” olarak nitelendirilen Meke Gölü’ne ulaştık. Fakat karşılaştığımız manzara, insanın içini burkan bir kırılganlıktı. Meke, hâlâ bir nazar boncuğu gibi dursa da, içindeki çekilme ve eksilme doğanın sessiz çığlığı gibiydi. Bir yeri sadece fotoğraflamak yetmez; suyunu, toprağını ve kuşlarını koruma kararlılığını da göstermeliyiz. Doğa unutmaz; gölün ve ovanın da bir hafızası vardır.

Ereğli ziyareti; Sümerbank’taki kitap kokusundan İvriz’in bin yıllık taşına, Tadım Gofret’in el emeğinden Meke’nin hüzünlü güzelliğine kadar uzanan bütüncül bir düşünce yolculuğuna dönüştü. Bir kenti şehir yapan unsurlar; binalarından ziyade kitapları, tarihsel mirası, yerel üretimi ve dostluklarıdır.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter