1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Petrol Fiyatlarındaki Düşüş Türkiye’yi Rahatlattı

Petrol Fiyatlarındaki Düşüş Türkiye’yi Rahatlattı

featured
0
Paylaş

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı savaş, hızla Batı Asya’ya yayılarak küresel ekonomide önemli dalgalanmalara neden oldu. Bu durum, Türkiye ekonomisini de doğrudan etkileyerek, petrol fiyatlarında yaşanan ani yükselişlerin enflasyon üzerinde baskı oluşturmasına yol açtı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), faiz indirim sürecine ara vermek zorunda kaldı.

ABD ile İran arasındaki savaşı sona erdirmeye yönelik ön anlaşmanın duyurulmasıyla piyasalarda iyimser bir hava oluştu. Uzmanlar, bu anlaşmanın kalıcı olması durumunda Türkiye ekonomisine petrol fiyatları, enflasyon, faiz oranları ve turizm gibi birçok alanda olumlu etkiler sağlayabileceğini belirtiyor.

PETROL FİYATLARINDAKİ GERİLEME TÜRKİYE’YE NE SAĞLAR?

Çatışmalar öncesinde varil başına yaklaşık 60 dolar seviyesinde bulunan petrol fiyatları, savaşın patlak vermesiyle birlikte 110 doları aşarak küresel enflasyon üzerindeki baskıyı artırmıştı.

İsviçre merkezli finans şirketi Swissquote’un kıdemli analisti İpek Özkardeşkaya, barışın kalıcı olması durumunda petrol fiyatlarının önümüzdeki aylarda 60-70 dolar aralığına, yıl sonuna doğru ise 50 dolara kadar düşebileceğini ifade etti.

Hayri Kozanoğlu, petrol fiyatlarındaki bu düşüşün Türkiye’nin enerji ithalat faturasını azaltabileceğine dikkat çekti. Savaş nedeniyle petrol ithalatının 100 milyar dolara yaklaşma riskinin ortaya çıktığını belirten Kozanoğlu, fiyatlardaki gerileme ile bu rakamın 73-78 milyar dolar seviyelerinde kalabileceğini kaydetti.

ENFLASYON VE DÖVİZ KURU ÜZERİNDEKİ ETKİLER

Uzmanlar, petrol fiyatlarındaki düşüşün, hem küresel hem de Türkiye ekonomisinde enflasyon baskısının azalmasına katkıda bulunabileceğini öngörüyor.

Özkardeşkaya, savaş süresince Türk Lirası üzerindeki baskının artması nedeniyle Merkez Bankası’nın döviz ve altın rezervlerinden satış yaptığını belirtirken, barış ortamının rezervlerin yeniden güçlenmesine olanak tanıyabileceğini ifade etti.

Merkez bankalarının savaş dönemindeki altın satışları, küresel altın fiyatlarını düşürmüştü. Ancak, önümüzdeki dönemde bu bankaların yeniden alım yapmaları altın fiyatlarını destekleyebilir.

Erhan Aslanoğlu, savaşın sona ermesiyle birlikte likidite ihtiyacının azalabileceğini ve altın, gümüş, borsa ile kripto varlıklar gibi yatırım araçlarında pozitif bir görünüm oluşabileceğini değerlendirdi.

FAİZLERDE DÜŞÜŞ İÇİN YENİ ALAN OLUŞABİLİR

Ekonomistler, enerji fiyatlarının düşmesi durumunda küresel enflasyon baskısının hafiflemesiyle dünya genelinde faiz oranlarının aşağı yönlü hareket edebileceğini ifade ediyor.

Kozanoğlu, bu durumun Türkiye’nin dış borç finansmanını kolaylaştırabileceği ve borçlanma maliyetlerini azaltabileceğini belirtti.

Savaşın ardından TCMB, Temmuz 2025’te başlattığı faiz indirim döngüsüne ara vererek politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutmuştu. Bankanın piyasayı yüzde 40 seviyesindeki gecelik borç verme faizi üzerinden fonlaması ise piyasalarda örtülü sıkılaşma olarak değerlendirilmişti.

Ancak, bazı ekonomistler enflasyonda hızlı bir düşüş beklemediklerini dile getiriyor. Ekonomi yazarı Alaattin Aktaş, mevcut eğilimlerin devam etmesi halinde 2026 yılı enflasyonunun yüzde 35’in altına indirilmesinin zor olabileceğini ifade etti.

BORSA İSTANBUL’DA YÜKSELİŞ DİKKAT ÇEKTİ

Anlaşma haberinin ardından Borsa İstanbul’da alımlar hız kazandı. BIST 100 endeksi ilk işlem gününde yaklaşık yüzde 4 değer kazanarak 14.500 puana yaklaştı.

Nuri Sevgen, bu seviyelerin aşılmasının piyasalardaki olumlu havayı desteklediğini belirtirken, yabancı yatırımcı payındaki azalmaya da dikkat çekti. Sevgen, mülkiyet hakları ve hukuki düzenlemelere ilişkin belirsizliklerin uzun vadeli sermaye girişlerini sınırladığına vurgu yaptı.

TURİZM VE TİCARETTE TOPARLANMA BEKLENTİSİ

Çatışmaların sona ermesi, Türkiye’nin turizm gelirlerine de olumlu yansıyabileceği düşünülüyor.

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) verilerine göre, Nisan ayında Türkiye’yi ziyaret eden yabancı turist sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9,4 azalmıştı.

Uzmanlar, İran ve diğer Batı Asya ülkelerinden Türkiye’ye yönelik turist hareketliliğinin yeniden artabileceğini, ayrıca güvenlik kaygıları nedeniyle Türkiye’nin doğu ve güneydoğu bölgelerinden uzak duran turistlerin geri dönmesinin mümkün olabileceğini ifade ediyor.

Özkardeşkaya, kalıcı barışın turizm sektöründeki endişeleri azaltabileceğini ve İran’a yönelik yaptırımların kaldırılması durumunda Türkiye’nin enerji tedarikinde yeni fırsatlar doğabileceğini kaydetti.

Kozanoğlu, enerji fiyatlarındaki düşüşün Avrupa ekonomisine de olumlu yansıyacağını, Türkiye’nin en büyük ihracat pazarı olan Avrupa Birliği’ndeki canlanmanın ihracata destek verebileceğini belirtti.

BELİRSİZLİKLER TAMAMEN ORTADAN KALKMIŞ DEĞİL

Uzmanlar, anlaşmanın piyasalara kısa vadeli rahatlama sağladığını ancak küresel risklerin tamamen ortadan kalkmadığını vurguluyor.

Aslanoğlu, savaş öncesinde de küresel belirsizlik göstergelerinin yüksek seviyelerde bulunduğunu hatırlatarak, ticaret savaşları ve gümrük tarifeleri gibi risklerin piyasalarda dalgalanma yaratmaya devam edebileceğini ifade etti.

Ekonomistler, mevcut görünümün olumlu olduğunu belirtse de barış sürecinin kalıcılığının ve küresel ekonomik gelişmelerin Türkiye ekonomisinin seyri açısından belirleyici olmaya devam edeceği konusunda hemfikir.

Kaynak: Cumhuriyet

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter