TBMM AKP Grup Başkanlığı, Türk Kızılay’ın görev, yetki, hak ve muafiyetlerine ilişkin yasal çerçeveyi belirleyen 9 maddelik “Türk Kızılay Kanunu Teklifi”ni Meclis Başkanlığı’na iletti. Bu teklifte afet yönetimi, lojistik ve geçici barınma hizmetleri için stratejik ürünlerin Kamu İhale Kanunu hükümlerine tabi olmaksızın doğrudan Türk Kızılay iştiraklerinden sağlanması, sosyal yardımlarda mükerrerliği önlemek amacıyla Bakanlık verilerinin kurumla paylaşılması ve afet bölgelerinde görev yapan Kızılay personeline nakdi tazminat ödenmesi gibi düzenlemeler yer alıyor.
Kanun teklifinin genel gerekçesinde, Türk Kızılay’ın 12 Ağustos 1949 tarihli Cenevre Sözleşmeleri ve Uluslararası Kızılhaç-Kızılay Hareketi Tüzüğüne bağlı, Cumhurbaşkanı’nın himayesi altında faaliyet gösteren bir uluslararası yardım kuruluşu olduğu vurgulandı.
Gerekçede ayrıca, Güvenli Kan Tedariki ve Türkiye Afet Müdahale Planı çerçevesinde yürütülen faaliyetlerin bazen öz kaynakların yetersiz kalması nedeniyle zayıf kaldığı ifade edildi. 2024 yılında gerçekleştirilen 34. Uluslararası Kızılay ve Kızılhaç Konferansında kabul edilen 4 numaralı kararın, devletleri Kızılay ve Kızılhaç Milli dernekleri için özel hukuki statü düzenlemeleri yapmaya teşvik ettiği belirtildi.
TEKLİFLE “İHTİYAÇ SAHİBİ” TANIMI GENİŞLETİLDİ
Teklifin amacı, uluslararası hukuk ve Cenevre Sözleşmeleri çerçevesinde, Türk Kızılay aracılığıyla ihtiyaç sahiplerinin desteklenmesi, afet, acil durum ve savaş hallerinde oluşan olumsuzlukların giderilmesi ve toplum sağlığının korunması olarak belirlendi.
Bu kapsamda “ihtiyaç sahibi” tanımının genişletildiği teklifte, ihtiyaç sahibi olarak “Bireysel, çevresel, ekonomik, fiziksel, psikososyal veya hukuki nedenlerle yoksulluk içinde bulunan, temel ihtiyaçlarını karşılayamayan, yaşamını asgari düzeyde sürdürmekte güçlük çeken ya da engellilik, yaşlılık, göç gibi dezavantajlı durumlar nedeniyle korunma, bakım, destek, sağlık ve sosyal hizmet müdahalesi ile sağlık malzeme ve ekipmanına ihtiyaç duyan kişiler” tanımlandı.
Türk Kızılay’ın adı, bayrağı ve ambleminin, uluslararası sözleşmelerle kabul edilen tüm hak ve bağışıklıklardan yararlanacağı, tarafsızlık ve koruma işareti olarak kabul edileceği hükme bağlandı. Ayrıca bu sembollerin izinsiz kullanımının yasaklanacağı belirtildi.
SAVAŞ ESİRLERİNİ ZİYARET VE VERİ ERİŞİMİ YETKİSİ
Düzenleme ile Türk Kızılay, ilgili kamu kurumlarının görüşünü alarak insani aracılık görevlerini yürütecek. Buna göre, savaş esirleri ve sivillerin tutulduğu yerleri ziyaret edebilecek, koşulları izleyebilecek, aile haberleşmesini sağlayabilecek, kayıpları araştırabilecek ve insani yardım ulaştırma faaliyetlerini gerçekleştirebilecek. Ayrıca esir değişimleri ve aile birleşimlerinde aracı olarak görev yapabilecek.
Kurum, afet ve insani krizlerden etkilenen kişilerin bulunduğu merkezlere erişim sağlayarak gözlem ve raporlama yapma yetkisine de sahip olacak. Bu düzenleme ile Türk Kızılay, Uluslararası Kızılay-Kızılhaç ağından Türkiye’ye gelecek ayni ve nakdi yardımları alma ve kullanma konusunda “tek yetkili kuruluş” olarak tanımlandı.
KAMU İHALE KANUNU’NDAN MUAFİYET
Teklif, Türk Kızılay’a çeşitli muafiyetler de tanımakta. Afet ve acil durumlar ile olağanüstü dönemlerde, Türk Kızılay ve iştirakleri tarafından üretilen ilk yardım hizmetleri, afet lojistik hizmetleri ve geçici barınmaya yönelik ürünler stratejik nitelikte alım kapsamına alınacak.
Söz konusu alımlar, afetin aciliyeti gözetilerek şeffaflık, rekabet, eşit muamele, kamuoyu denetimi ve kaynakların verimli kullanılması ilkeleri çerçevesinde, ilgili bakanlık ile Kızılay arasında yürütülecek protokoller ile gerçekleştirilecek.
BAKANLIK VERİLERİ PAYLAŞILACAK, GÜMRÜK VE HARÇ MUAFİYETİ GETİRİLECEK
Düzenleme ile kamu kurumları, Taşıt Kanunu kapsamındaki taşınır mallarını Türk Kızılay’a tahsis edebilecek ya da makine ve teçhizat gibi malları bedelsiz devredecek.
Sosyal yardımlarda mükerrerliği önlemek amacıyla, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesindeki sosyal yardım verileri protokol ile Türk Kızılay’a aktarılacak. Veri erişimi yalnızca yetkilendirilmiş personel tarafından gerçekleştirilecek.
Ayrıca mali yükü azaltmak adına, kurum cezaevi yapı harcından muaf tutulacak. Kuruluşun amacı doğrultusunda ticari amaç gütmeden ithal edilen bilimsel alet ve cihazlar, tıbbi teşhis, tedavi ve araştırma araçları, insan kaynaklı tedavi edici maddeler, kan gruplama testleri ve ilaç özelliği olan ürünlerin kalite kontrol maddeleri gümrük vergisinden muaf tutulacak.
KAN BEDELLERİ DOĞRUDAN SGK ARACILIĞIYLA AKTARILACAK
Teklif ile kamuya ait sağlık kuruluşlarına temin edilen kan bileşenlerinin bedellerinin, ilgili kurumların alacaklarından mahsup edilerek Sosyal Güvenlik Kurumu aracılığıyla doğrudan Türk Kızılay’a aktarılması sağlanacak. Bu düzenleme, kan hizmetlerinin sürdürülebilirliğini yasal güvence altına alıyor.
Türk Kızılay’ın ilkeleri, kuruluş amacı, görevleri, teşkilat yapısı, üyelik sistemi, organlarının görevleri ve bütçe uygulamaları gibi kurumsal işleyişe dair detayların Tüzük ile düzenleneceği ve bu Tüzüğün Cumhurbaşkanı tarafından onaylanacağı karara bağlandı.
KIZILAY PERSONELİNE NAKDİ TAZMİNAT
Teklif ile Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’da değişiklik yapılarak, “olağanüstü dönemler ile afet, savaş ve çatışma zamanlarında Türkiye Kızılay Derneğinin faaliyetlerini gerçekleştirmek üzere görev alan personelin” nakdi tazminat alabileceği belirtildi.
Ayrıca, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu’nda yapılan değişiklik ile Kızılay şube ve temsilciliklerinin bulunduğu il ve ilçelerde, Kızılay il merkez şube başkanı ile ilçe şube başkanlarının, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı (SYDV) mütevelli heyetine “doğal üye” olarak katılımı sağlandı.
Kaynak: Cumhuriyet
