Tunceli’de Gülistan Doku’nun kaybolmasıyla ilgili olarak 6 yıl sonra yürütülen adli soruşturmada önemli bir aşamaya gelindi.
12 ZANLI TUTUKLANMIŞTI
5 Ocak 2020’den beri kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun ailesi, memleketleri Diyarbakır’dan Tunceli’ye gelerek 6 Ocak 2020’de emniyete kayıp başvurusunda bulundu. Başlatılan arama çalışmaları ise sonuç vermedi.
Yeni elde edilen bilgiler üzerine, Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “kasten öldürme”, “cinsel saldırı”, “suç delillerinin gizlenmesi ya da yok edilmesi”, “bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma”, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “suçu bildirmeme” ve “suçluyu kayırma” suçlarından 17 şüpheli gözaltına alındı.
Bu zanlılar arasında, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, Doku’nun SIM kartındaki verileri sildiği iddia edilen eski polis Gökhan Ertok, hastane kayıtlarını sildiği öne sürülen dönemin Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir, eski Tunceli İl Özel İdaresi çalışanı Erdoğan Elaldı, Celal Altaş, Nurşen Arıkan, Ferhat Hanedan Güven, Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abakarov, annesi Cemile Yücer ve eski polis olan üvey babası Engin Yücer yer aldı. Ayrıca, Tuncay Sonel’in koruma polisliğini yapan Şükrü Eroğlu da tutuklandı. Uğurcan A. ile Munzur Üniversitesinin güvenlik kameralarından sorumlu Savaş G. ve Süleyman Ö. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Soruşturmada, yurt dışında olduğu tespit edilen firari şüpheli Umut Altaş için kırmızı bülten çıkarıldı.
Diğer yandan, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel hakkında yürütülen soruşturma çerçevesinde dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen’i tanık olarak ifadeye çağırdı ve Erzurum’daki ifade işlemlerine başlandı.
DOKU SORUŞTURMASINA ‘TANIDIK’ MÜFETTİŞ
Süreç içerisinde yaşanan yeni gelişmelerin yanı sıra, dosyaya atanan müfettiş de dikkat çekti.
T24 yazarı Tolga Şardan, dosyaya atanan ‘Mülkiye Başmüfettişi Arif Yıldırım’ hakkında bilgi verdi. Yıldırım, halen Silivri’de yargılanan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da dahil olduğu soruşturmalarda görev almıştı. Ayrıca, 2015 genel seçimlerinde AKP’nin Mersin’den altıncı sıra milletvekili adayı olarak gösterilmişti.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde “teröristlerin işe alındığı” iddiasını gündeme getiren dönemin İçişleri Bakanı Soylu’nun “güvendiği” müfettiş olarak bilinen Yıldırım, çeşitli soruşturmaların yanı sıra İBB’de başka araştırmalar da yürütmüştü.
“ONLARCA MÜFETTİŞ İÇİNDEN SEÇİLEN DİKKAT ÇEKİCİ İSİM!”
Tolga Şardan’ın yazısının ilgili bölümü şöyle:
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Gülistan Doku soruşturmasında dönemin valisi Tuncay Sonel’in adının geçmesi, İçişleri Bakanlığı’nı da devreye soktu. Sonel, Ali Yerlikaya tarafından görevden alınmıştı. Ancak, mevcut Bakan Mustafa Çiftçi tarafından hazırlanan valiler kararnamesinde yeniden valiliğe dönme ihtimali bulunuyordu. Bu durum, İçişleri Bakanlığı’nın Doku olayını ‘etraflıca’ araştırma gerekliliğini doğurdu ve iki Mülkiye Teftiş Kurulu’ndan müfettiş ile iki Emniyet Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu’ndan polis müfettişi görevlendirildi. Müfettişler Tunceli’ye giderek incelemelerine başladı.
Ancak burada ilginç bir durum söz konusu oldu. Görevlendirilen müfettiş heyetinin başında, kamuoyunun yakından tanıdığı ‘kıdemli’ Mülkiye başmüfettişi Arif Yıldırım yer alıyordu.
“SOYLU’NUN GÜVENİĞİ MÜFETTİŞ…”
Yıldırım, Silivri’de yargılanan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu soruşturmaları yürütmüştü. 2015 genel seçimlerinde TBMM’ye giremeyince tekrar bakanlıktaki görevine dönmüştü.
Dönemin İçişleri Bakanı Soylu’nun ‘teröristlerin işe alındığı’ iddiasında bulunduğu İBB’de başka soruşturmalar da yürütmüştü. Yıldırım, Soylu döneminde CHP’li belediyelerin soruşturmalarında görev alması nedeniyle eleştirilmişti. Son zamanlarda Mülkiye Teftiş Kurulu’nda görev almadığı biliniyordu. Ancak özel sektörde geçirdiği sürenin ardından tekrar İçişleri Bakanlığı’ndaki görevine döndü ve Doku dosyasında görevlendirildi.
“İÇİŞLERİ BAKANI MUSTAFA ÇİFTÇİ’NİN YILDIRIM’IN ÖZEL ATANMASINDAN HABERİ VEYA ETKİSİ VAR MI?”
İçişleri Bakanlığı’nı takip eden bir gazeteci olarak, böylesi bir dosyanın altından kalkabilecek birçok Mülkiye Başmüfettişi bulunduğunu belirtebilirim. Ayrıca, bir valinin adının geçtiği bir dosyaya, AKP’den siyasi kimliği bulunan bir müfettişin atanmasının bir anlamı olduğu aşikâr. Yıldırım’ın atanmasına, ‘valiliklere yönelik yürütülen denetimlerde pek çok müfettişin görev alması’ gerekçe gösterilebilir. Ancak bu durum, bakanın onayına bağlıdır. Denetleme amacıyla kısa süreli bir görevlendirme yapılması da geçmişte sıkça görülen bir uygulamadır.
Özetle, niyetin önemli olduğunu söylemek gerekir. Doku olayının araştırılması onayına imza atan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin Yıldırım’ın özel atanmasından haberi veya etkisi olup olmadığı merak konusu. Eğer haberi varsa ve buna müdahale etmediyse, bu durum onun ‘iyi bir İçişleri Bakanı olma’ yolunda ilerlediğini gösterir. Aksi takdirde, ‘kendisine bakanlık bürokrasisinden operasyon mu çekiliyor?’ soruları gündeme gelir.
Açıkçası, ‘haberi ol(a)mayacağı’ görüşünde değilim.
Kaynak: Cumhuriyet
