Şanlıurfa sınırları içerisinde sürdürülen “Taş Tepeler Projesi” çerçevesinde gün ışığına çıkarılan çok sayıda tarihi buluntu, Berlin’deki Müze Adası’nda yer alan James Simon Galerie‘de görücüye çıktı. Dün itibarıyla kapılarını açan “Toplumun Keşfi: Göbeklitepe ve 12 Bin Yıl önce Taş Tepeler’de Yaşam” başlıklı bu kapsamlı sergi, 19 Temmuz tarihine kadar Berlin Museuminsel’de meraklılarını ağırlamaya devam edecek.
Taş Tepeler kazı çalışmalarının başkanlığını yürüten Prof. Dr. Necmi Karul, Berlin’de açılan bu özel sergiye dair önemli değerlendirmelerde bulundu.
Sergide Ne Tür Eserler Yer Alıyor?
Prof. Dr. Necmi Karul, Şanlıurfa Müzesi koleksiyonundan seçilen ve Neolitik döneme tarihlendirilen 89 orijinal parçanın sergilendiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Yurtdışında ilk kez sergilenecek bu eserlerin yanı sıra teşhirde hem Türkiye’den giden hem de Heidelberg’de bulunan replika eserler de yer buluyor”. Karul ayrıca, “İspanyol fotoğraf sanatçısı, Isabel Munoz’un Taş Tepeler kazı alanlarından çektiği fotoğraflar sergiyi zenginleştiriyor” dedi.
Serginin toplamda sekiz farklı teması bulunuyor. Bu temaların insan, hayvan, avcılık ve toplum gibi başlıkları kapsadığını ifade eden Karul, “Hepsi aklıma gelmiyor, yazarım. Ve eserleri de buna göre seçtik” şeklinde konuştu. Sergi kurgusunun, tarih öncesi çağlarda insanların ilk kez kalabalık gruplar halinde yaşamaya başlamasıyla toplumu nasıl inşa ettiklerine odaklandığını vurguladı.
İnsanlık Tarihine Katkı ve Toplumsal Yapı
Sergi içeriğinin toplumsal yaşamın pek çok bileşenini yansıttığını söyleyen Karul, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunların içerisinde kuşkusuz insanın karnını doyurması, sosyal organizasyon, ortak işgücü, inançlar, ritüeller gibi birçok bağlam kapsıyor. Biz de sergide eserleri seçerken bu bağlamlara dikkat bir seçki yaptık. Dolayısıyla sergide hava aletlerinden tutun insan heykellerine kadar büyük bir çeşitlilik var”.
Aşağıdaki tabloda sergiye dair bazı temel detaylar yer almaktadır:
| Özellik | Detaylar |
|---|---|
| Eser Sayısı | 89 adet orijinal eser ve replikalar |
| Sergi Yeri | Berlin James Simon Galerie (Müzeler Adası) |
| Son Tarih | 19 Temmuz |
| Fotoğraf Sanatçısı | Isabel Munoz |
Neden Bu Sergi Berlin’de Düzenleniyor?
Eserlerin yurt dışına taşınmasının herhangi bir risk teşkil etmediğinin altını çizen Karul, projenin Anadolu’nun insanlık tarihine sunduğu katkıyı Berlin gibi bir kültür merkezinde tanıtma misyonu üstlendiğini ifade etti. Karul, “Sergi herhangi bir risk taşımıyor tam aksine Taş Tepeler Projesi Anadolu’nun insanlık tarihine yaptığı katkıyı Berlin gibi bir kültür başkentinde insanlarla bir araya getirerek önemli misyon üstleniyor. Burada şu unutulmamalı: Alman meslektaşlarımızla çok uzun süredir bir işbirliği yapıyoruz, Urfa’daki çalışmalara yaptıkları katkı belli, dolayısıyla böyle bir uluslararası serginin Berlin’de başlaması anlamlı” değerlendirmesinde bulundu.
Berlin’in seçilmesinin bir diğer nedeninin ise bölgedeki yoğun Türk nüfusu olduğunu belirten Karul: “Biliyorsunuz Almanya, özellikle Berlin, Türk vatandaşlarının Avrupa’daki en yoğun yaşadığı yer. Türkiye’den giden eserler, onların da ilgisini çekecektir, iyi hissettirecektir. Kendi ülkelerindeki bu kültürel zenginliği şu anda yaşadıkları yerde görmek, belki de gurur duymalarını sağlayacak” dedi.
Ülkemiz Açısından Serginin Önemi Nedir?
Daha önceki benzer çalışmaların büyük ilgi gördüğünü hatırlatan Prof. Dr. Necmi Karul, tanıtım faaliyetlerinin önemini şu sözlerle vurguladı: “Daha önce Taş Tepeler’den bazı replikalar, örneğin Roma kolyesi sergilenmiş, 6 milyon civarı ziyaretçinin görmesi sağlanmıştı. Şu anda da Berlin’de Müzeler Adası’nda James Simon Galeri’de bu eserler sergileniyor. Müze Adası Berlin’de en çok ziyaret edilen yer. Bu bakımdan eserlerin burada bulunması sadece Almanya’da yaşayanlar için değil, Almanya’ya gelenlerin de görebileceği bir sergi anlamına geliyor”.
Bu etkinlik, Anadolu’nun köklü mirasının uluslararası arenada hak ettiği değeri görmesi ve insanlık tarihine ışık tutması açısından büyük bir adım olarak nitelendiriliyor.
