1. Haberler
  2. Emek ve Sendika
  3. “Eğitim İçin Birlik”ten ortak çıkış: “Eğitim sistemi ideolojik bir kuşatma altında”

“Eğitim İçin Birlik”ten ortak çıkış: “Eğitim sistemi ideolojik bir kuşatma altında”

featured
0
Paylaş

Eğitim-İş, Özel Sektör Öğretmenler Sendikası, Birleşik Emekliler Sendikası ve Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu, “Eğitim İçin Birlik” adıyla ortak bir bildiri yayımlayarak Türkiye’deki eğitim politikalarına sert eleştiriler yöneltti. Bildiride, laik, bilimsel ve kamusal eğitim anlayışının Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı ve sistematik kuşatmasıyla karşı karşıya olduğu vurgulandı.

Açıklamada, mevcut eğitim tablosunun tesadüfi olmadığı belirtilerek, kamusal eğitimi zayıflatan, emeği değersizleştiren ve toplumun geleceğini tehdit eden uygulamaların bilinçli siyasal tercihler sonucu hayata geçirildiği ifade edildi.

“Eğitim, gerici ve piyasacı anlayışın aracı haline getirildi”

Bildiride; Maarif Müfredatı, ÇEDES ve MESEM uygulamalarının bilimsel ve pedagojik temelden uzak olduğu savunularak, bu projelerle okulların ideolojik yönlendirmeye ve ucuz iş gücü üretimine açıldığı belirtildi. Eğitimin, dogmaların ve itaat kültürünün hâkim olduğu bir yapıya dönüştürüldüğü kaydedildi.

Okulların fiziki koşullarına da dikkat çekilen açıklamada, 2026 yılı eğitim bütçesinde yatırımlara ayrılan payın yüzde 8,25’e düşürülmesinin eğitime verilen önemin göstergesi olduğu ifade edildi. Devlet okullarında öğrencilerin sağlıksız koşullara mahkûm edildiği, kamu kaynaklarının ise tarikat ve cemaat bağlantılı yapılara aktarıldığı iddia edildi.

“En ağır bedeli çocuklar ve eğitim emekçileri ödüyor”

Tasarruf tedbirleri gerekçesiyle velilerin “bağış” adı altında ödeme yapmaya zorlandığı belirtilen bildiride, okulların ticarethaneye, okul yöneticilerinin tahsildara, velilerin ise müşteriye dönüştürüldüğü vurgulandı.

Eğitim emekçilerinin ekonomik ve sosyal açıdan ağır bir baskı altında olduğu belirtilerek, yüksek enflasyon karşısında maaşların eridiği, öğretmenlerin yoksulluk sınırının altında yaşamaya zorlandığı ifade edildi. Öğretmenlere yönelik itibarsızlaştırma politikalarının, okullarda artan şiddet olaylarının temel nedeni olduğu kaydedildi.

“Liyakat ortadan kaldırıldı, güvencesizlik yaygınlaştı”

Öğretmenlik Meslek Kanunu, Milli Eğitim Akademisi, mülakat uygulamaları ve kariyer basamaklarıyla liyakat ilkesinin zedelendiği savunulan bildiride, binlerce öğretmenin hak kaybına uğradığı belirtildi. Ücretli öğretmenlerin ise güvencesiz ve düşük ücretlerle çalıştırıldığına dikkat çekildi.

Özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin de ağır piyasa koşullarına terk edildiği ifade edilerek, kamudaki öğretmenlerle eşit haklara sahip olma talebi yinelendi. Asgari ücretin altına düşen maaşlar, güvencesiz sözleşmeler, tatil haklarının gasbı ve mobbing uygulamalarının kabul edilemez olduğu vurgulandı. Ayrıca “Ticaret, Büro, Eğitim ve Güzel Sanatlar” torba iş kolunun ayrılarak, ayrı bir “Eğitim ve Güzel Sanatlar” iş kolu oluşturulması çağrısı yapıldı.

“Mücadele ortak, sorunlar ortak”

Bildiride, eğitim sisteminin çocukları ailelerinin sınıfsal konumuna göre ayrıştırdığı, MESEM ve ÇEDES uygulamalarıyla çocukların ya çocuk işçiliğine sürüklendiği ya da gerici içeriklerle karşı karşıya bırakıldığı ifade edildi. Bir öğün ücretsiz okul yemeğinin kamusal bir hak olduğu hatırlatıldı.

Açıklamanın sonunda, eğitim emekçileri, emekliler, veliler ve öğrencilerin aynı sorunlarla karşı karşıya olduğu vurgulanarak ortak mücadele çağrısı yapıldı. “Eğitimi gericileştiren anlayış ile emekliyi yoksulluğa mahkûm eden zihniyet aynıdır” denilen bildiride, insanca yaşam, güvenceli çalışma ve onurlu emekliliğin temel bir hak olduğu ifade edildi.

“Eğitim İçin Birlik” bileşenleri, kurtuluşun aklın, bilimin ve emeğin ortak mücadelesinde olduğunu ilan etti.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter