Manisa’nın Soma ilçesinde gerçekleşen ve Türkiye tarihinin en ağır iş cinayeti olarak kayıtlara geçen facianın üzerinden tam 12 yıl geçti. 13 Mayıs 2014 tarihinde, patronların kâr hırsı nedeniyle aramızdan ayrılan 301 maden işçisinin bıraktığı derin sızı tazeliğini korurken, adalet arayışı ise kararlılıkla sürdürülüyor. Müzik kolektifi Muteriz, bu kapanmayan yarayı ve hiç bitmeyen hak mücadelesini “Soma” isimli yeni çalışmalarıyla selamlıyor.
Soma Katliamı ve Adalet Arayışının Detayları
| Konu | Detaylar |
|---|---|
| Katliam Tarihi | 13 Mayıs 2014 |
| Can Kaybı | 301 Maden İşçisi |
| Sanatsal Yanıt | Muteriz – “Soma” Şarkısı |
| Tutsak Avukatlar | Can Atalay, Selçuk Kozağaçlı |
Katliamın Sorumluları ve Hukuki Süreç Nasıl İlerledi?
Kızıl Güneş ve Elleri Var Özgürlüğün isimli albümlerindeki üretimlerinin ardından üçüncü teklisini dinleyiciyle buluşturan Muteriz, bu eseri üretmeyi bir “söz söyleme” sorumluluğu olarak görüyor. Grup, facianın başlıca sorumluları arasında yer alan Soma Holding CEO’su Can Gürkan’ın cezaevinde kaldığı kısa süreye vurgu yaparken; işçilerin ve ailelerin haklarını savundukları için bugün tutuklu bulunan avukatlar Can Atalay ve Selçuk Kozağaçlı’nın durumuna sert tepki gösterdi. Hazırlanan şarkı, başta yaşamını yitiren 301 madenci ve onların aileleri olmak üzere, yerin metrelerce altında veya meydanlarda direnmeye devam eden tüm emekçilere ithaf edildi.
Şarkının Üretim Süreci Nerede ve Nasıl Gelişti?
Eserin ortaya çıkış aşamasının, Ankara Kurtuluş Parkı’nda hak arayan madencilerin direnişiyle aynı döneme denk geldiğini ifade eden Muteriz, süreci şu sözlerle aktardı:
“Onların bize tekrar hatırlattığı o muazzam dayanışma ve zafer duygusuyla çalıp söyledik. Katliamın silinmez yarasını sadece bir üzüntüyle değil, daha çok bir öfkeyle anmak istedik. Çünkü inanıyoruz ki; öfke umudu diri tutar.”
Müzik Toplumsal Çürümeye Karşı Ne İfade Ediyor?
Giderek artan yoksullaşma, savaşlar ve toplumsal yozlaşma ortamında müziğin güçlü bir “ses verme” aracı olduğunu savunan grup, maden işçilerini yalnızca bir esin kaynağı değil, sıradan insanların sahip olduğu gücün temsilcileri olarak nitelendirdi. İlk olarak Ankara’da Spartaküs Kültür Sanat bünyesinde bir araya gelen ve bugün çalışmalarını İstanbul merkezli yürüten Muteriz, emekçi sınıfın mücadelesine sanat yoluyla destek vermeyi sürdüreceklerini beyan etti. Söz ve müziği kolektifin kendisine ait olan bu anlamlı çalışmaya, yazar Özcan Doğan da katkı sundu.
