1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Turizmde Çalışanların İzin Hakkı Tehlikede

Turizmde Çalışanların İzin Hakkı Tehlikede

featured
0
Paylaş

Günde altı gün çalışma sonrası en az 24 saatlik haftalık iznin turizm sektöründe esnetilmesiyle birlikte, bu uygulamanın üzerinden bir yıl geçti. Çalışanların izinlerini 11. güne sarkıtma imkânı sunan düzenleme, sektörde haftalık izin hakkının fiilen ortadan kalkmasına neden oldu. Bu durum, turizmde kölelik sisteminin yerleşeceği yönündeki eleştirileri güçlendirdi.

Konaklama ve eğlence sektöründe çalışan işçilerin yaşadığı sorunlar, bu alanların öne çıkan “kaliteli ve güler yüzlü hizmet” imajının arkasındaki gerçekleri sorgulatıyor. Yaz sezonunun yoğun döneminde, emekçiler ağır çalışma koşulları, güvencesizlik, kötü barınma şartları ve mobbing gibi sorunlarla başa çıkmak zorunda kaldıklarını ifade ediyor.

Türkiye Otel Lokanta Dinlenme Yerleri İşçileri Sendikası Akdeniz Bölge Şube Başkanı Mustafa Ulutaş, toplusözleşme yetkisi bulunan işletmelerde bazı kazanımlar elde ettiklerini belirtiyor. Ancak, Türkiye’deki konaklama ve eğlence işkolunda sendikalaşma oranının yüzde 4 seviyesinde olduğunu vurguluyor. Ulutaş, örgütlenmenin düşük olduğu yerlerde sorunların daha da arttığını, birçok işletmenin sendikal faaliyetlere karşı ciddi baskılar uyguladığını ifade ediyor.

Dev Turizm-İş Sendikası Genel Sekreteri Gökhan Aslan, işçilerin çoğunlukla açlık sınırının altında bir gelirle yaşamaya çalıştığını ve bu ücretlerin aylarca geciktiğini dile getiriyor. Patronların, denetimsizlik ve cezasızlık ortamının sağladığı rahatlıkla, işçilerin haklarına göz diktiğini belirtiyor. İşçilerin ağır yorgunluk ve hastalıklarla mücadele ederken, sürekli bir yetersizlik hissine kapıldıklarını aktaran Aslan, dinlenme imkânlarının dahi bulunmadığını vurguluyor.

Sendikaya iletilen bazı deneyimler arasında, Bursa’daki bir lüks otelin aşçısının, kalifiye eleman sayısının az olduğu, çoğunluğun ise stajyer ve gündelik çalışanlardan oluştuğunu belirtmesi yer alıyor. Bodrum’daki bir otelde mevsimlik garson, konaklama koşullarının son derece kötü olduğunu ifade ederken, İzmir’deki bir restoran çalışanı ise ağır psikolojik baskıya maruz kaldığını aktarıyor. Mobbing kanıtlarının zorluğundan dolayı mahkemeye başvurmayan işçi, psikolojik sorunlar yaşadığını ve bunun yanı sıra bedensel sorunlarla da karşılaştığını belirtiyor.

Aslan, turizm sektöründe şiddet, taciz ve mobbingin diğer işkollarına göre daha yoğun yaşandığını ve işçi sirkülasyonunun fazla olmasının bu durumu kanıksattığını dile getiriyor. Mayıs ayında başlatılan “Mobbing, Taciz ve Şiddete Karşı Güvenli İşyerleri ve İnsan Onuruna Yakışır Çalışma Koşulları Kampanyası” çerçevesinde sendika, işçilerin maruz kaldığı taciz ve şiddetin üstünün örtülmemesi için bilinçlenme ve dayanışmayı güçlendirmeyi amaçlıyor. İşyerlerine sıfır tolerans taahhütnamesi imzalatılması hedefleniyor.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter