1. Haberler
  2. Kültür Sanat
  3. İstanbul Film Festivali: 45 Yıllık Bir Keşif Yolculuğu

İstanbul Film Festivali: 45 Yıllık Bir Keşif Yolculuğu

45. İstanbul Film Festivali'nde restore edilen Acı Hayat, Gazi Üniversitesi ekibinin tematik yürüyüşüyle Beyoğlu sokaklarında izleyiciyle buluştu.

featured
0
Paylaş

İnsanlık değerlerinin yozlaştığı ve kişisel hırsların “milli” söylemlerle gizlendiği bu karanlık dönemde, sinema sanatı bizlere nefes alacak bir alan açıyor. 1929-2012 yılları arasında yaşayan Metin Erksan’ın 1962 tarihli başyapıtı “Acı Hayat”, yenilenmiş pırıl pırıl kopyasıyla Atlas Sineması’nda izleyiciyle buluştu. Filmin ardından güneşli bir Beyoğlu öğleninde çekim mekânlarını gezmek, hayatın koşturmacası içinde yapıcı bir mola niteliği taşıyor. Manikürcü Türkan Şoray ile kaynak ustası Ayhan Işık’ın imkânsız aşkının sert gerçeklerle çarpışmasını anlatan bu hikâye, bugün bile güncelliğini koruyor. Yeşilçam’ın bu iki dev isminin izinde İstiklal Caddesi, Tünel, Yüksek Kaldırım ve Galata Köprüsü’nde fotoğraflarla yapılan bu yürüyüş, sadece nostalji değil, genç sinemaseverler için derin bir keşif anlamına geliyor.

Kim: Bu Anlamlı Etkinliği Kim Organize Etti?

“Acı Hayat” filminin çekim izleği etkinliğini, Ankara Gazi Üniversitesi (bilindiği üzere yakın zamanda ikiye bölünerek farklı bir isimle yeni bir üniversite daha kurulmuştur) öğrencileri ve öğretim görevlileri hayata geçirdi. Bu başarılı girişimi düzenleyen eğitimcileri ve gençleri kutlamak gerekiyor.

Ne: İstanbul Film Festivali’nin Misyonu Nedir?

Tam 45 yaşına basan İstanbul Film Festivali, sinema tutkunları için her zaman besleyici bir durak olma özelliğini koruyor. Festival, gerçeklerden kaçmak için değil, tam aksine adaletsiz ve karmaşık bir hal alan dünyayı anlamlandırabilmek için gerekli bir düşünme alanı sunuyor. Geçmişte, askeri darbe sonrası özgürlüklerin kısıtlandığı ve Sinematek’in kapatıldığı dönemlerde nasıl bir “sinema okulu” görevi üstlendiyse, 45 yıl sonra bugün de aynı misyonu devam ettiriyor.

Nerede ve Ne Zaman: Festivalin İzleri Nereye Uzanıyor?

Festival, Beyoğlu’nun tarihi atmosferinde hayat bulurken, seçkisinde yer alan eserler dünya sinemasından yerel yapımlara kadar geniş bir yelpaze sunuyor. 1962 yapımı bir klasiğin restorasyonundan günümüzün modern anlatılarına kadar her film, izleyiciye farklı bir bakış açısı kazandırıyor.

Nasıl: Beğenilen Eserler ve Öne Çıkanlar

Festival programında yer alan ve dikkat çeken üç önemli yapımdan bahsetmek gerekirse; 1967 doğumlu Amerikalı bağımsız yönetmen Lance Hammer’ın Juliette Binoche’lu “Queen at Sea” filmi, 1989 doğumlu Melik Kuru’nun Metin Erksan ve Fransız Yeni Dalga esintileri taşıyan ilk filmi “İsimsiz Eserler Mezarlığı” ve usta yönetmen Yeşim Ustaoğlu’nun (1960 doğumlu) etkileyici belgeseli “Kuru Taşın Başı” ön plana çıkıyor.

Film Adı Yönetmen Doğum Yılı / Detay
Queen at Sea Lance Hammer 1967
İsimsiz Eserler Mezarlığı Melik Kuru 1989
Kuru Taşın Başı Yeşim Ustaoğlu 1960

Neden: Dağıtım Sorunu ve Temenniler

Festivalde gösterilen filmlerin ne yazık ki çok az bir kısmı vizyona girme şansı bulabiliyor. Bu değerli yapımların dağıtım ağlarına dahil olması ve sinema salonlarının afişlerinde daha sık yer bulması, sinemamızın zenginleşmesi adına büyük önem taşıyor.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter