İran’ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin merkezi olan Natanz tesisi, Cumartesi sabahı Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail kuvvetleri tarafından hedef alındı. İran merkezli Tasnim Haber Ajansı’nın aktardığı bilgilere göre, gerçekleşen saldırının ardından bölgedeki nükleer güvenlik durumu mercek altına alındı.
Saldırı Sonrası Radyasyon Riski Oluştu Mu?
Olayın hemen ardından harekete geçen İran Ulusal Nükleer Güvenlik Sistemi Merkezi, tesis ve çevresinde radyoaktif yayılım ihtimaline karşı teknik incelemeler yürüttü. Yapılan resmi açıklamada durum şu sözlerle özetlendi:
“Elde edilen sonuçlara göre, bu tesiste herhangi bir radyoaktif sızıntı tespit edilmemiştir ve çevre bölgelerde yaşayanlar için bir risk bulunmamaktadır.”
Müzakerelerin Odağındaki Natanz Tesisi Neden Önemli?
İran nükleer programının simge yapılarından biri olan Natanz, ilk kez 2002 yılında dünyaya duyurulmuş ve o günden bu yana uluslararası diplomasi trafiğinin merkezinde yer almıştı. Tesis, özellikle hava akınlarına karşı dayanıklı olacak şekilde inşa edilen yer altı zenginleştirme salonlarıyla dikkat çekiyor. Binlerce santrifüjün operasyonel olduğu bu devasa komplekste, gelişmiş bir model olan IR-6 santrifüjleri de kullanılıyor.
Saldırılar Ne Zaman ve Nasıl Başladı?
Bölgedeki çatışmalar Cumartesi günü itibarıyla dördüncü haftasına girerken, gerilimin geçmişi 28 Şubat tarihine kadar uzanıyor. Daha önce 22 Haziran 2025 tarihinde ABD, ‘Geceyarısı Çekici’ adı verilen bir operasyonla İran’a yönelik geniş çaplı bir harekat düzenlemişti. O tarihteki saldırılarda da ülkenin kritik üç nükleer tesisi olan Natanz, Fordo ve İsfahan doğrudan hedef alınmıştı.
Hangi Bölgeler Bombardımandan Etkilendi?
İran medyasında yer alan haberlere göre, başkent Tahran‘daki Piruzi Caddesi civarında şiddetli patlamalar duyulurken hava savunma sistemleri devreye girdi. İsrail ordusunun Tahran’a yönelik operasyon açıklamasının ardından şehirde dumanlar yükseldi ve Hava Kuvvetleri Genelkurmay Karargâhı yakınlarında bir patlama kaydedildi.
Saldırıların bir diğer adresi ise ülkenin güneyindeki Bender Abbas oldu. Bu bölgede en az 6 patlama meydana gelirken, vurulan noktalar arasında şunlar yer aldı:
- Bender Abbas Limanı
- Bölgedeki Deniz üssü
- Liman sahasındaki deniz silahları fabrikası
Ayrıca İran’ın güneybatısında bulunan Dezful (Ahvaz) bölgesinde de çok şiddetli patlamaların yaşandığı bildirildi.
İsrail’e Yönelik Karşılık Nasıl Oldu?
İsrail basınında yer alan iddialara göre, İran’dan ülkenin orta ve güney kesimlerine doğru fırlatılan füzeler İsrail hava savunma sistemleri tarafından engellenmeye çalışıldı. Tel Aviv’deki Gush Dan ve Rishon LeZion bölgelerine füze enkazlarının düştüğü bilgisi paylaşıldı. Rishon LeZion’daki bazı binaların, misket bombası şarapnelleri nedeniyle hasar aldığı aktarıldı.
Süreç 28 Şubat’tan Bu Yana Nasıl İlerliyor?
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’tan bu yana sürdürdüğü ortak hava operasyonlarında Tahran’ın neredeyse her gün bombalandığı ve bu süreçte bazı üst düzey isimlerin yaşamını yitirdiği öne sürülüyor. Tahran yönetimi ise bu saldırılara balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla misilleme yaparak karşılık veriyor. İran’ın ayrıca Körfez bölgesinde yer alan askeri ve diplomatik merkezleri de hedef aldığı belirtiliyor.
