Uzman Diyanet-Sen Genel Başkanı Ramazan Çelik, hac ve umre görevlendirmelerine ilişkin kamuoyuna yansıyan iddialar üzerine dikkat çeken bir açıklama yaptı. Açıklamada, bazı personelin yıllar içerisinde defalarca hac görevlendirmesi aldığı yönündeki iddiaların, teşkilatta görev yapan binlerce din görevlisinin vicdanını rahatsız ettiği belirtildi.
Sendika tarafından yapılan açıklamada, basına yansıyan bilgilerde bazı personelin 20 hatta 25’in üzerinde hac görevlendirmesi aldığı iddialarının ciddi şekilde değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. Hac ve umre organizasyonlarının yalnızca bir yurtdışı görevi olmadığına vurgu yapılan açıklamada, bunun aynı zamanda büyük bir manevi sorumluluk olduğu kaydedildi.
Açıklamada şu değerlendirmelere yer verildi:
“Görevlendirmelerde temel ölçü; adalet, liyakat, şeffaflık ve fırsat eşitliği olmalıdır. Teşkilat içerisinde yıllarını din hizmetine adamış, köylerde, mezralarda ve şehir merkezlerinde fedakârca görev yapan; buna rağmen bir kez dahi hac veya umre görevlisi olarak kutsal topraklara gidememiş binlerce din görevlimiz bulunmaktadır.”
Aynı isimlerin yıllar boyunca tekrar eden görevlendirmelerle öne çıkmasının çalışma barışını zedelediği belirtilen açıklamada, bu durumun kurumsal aidiyet duygusuna zarar verdiği ifade edildi.
Uzman Diyanet-Sen’in talebi ise net şekilde ortaya kondu. Açıklamada, “25 yılını din hizmetine adamış her din görevlimize, meslek hayatı boyunca en az bir kez hac veya umre görevlisi olarak görev alma hakkı tanınmalıdır” denildi.
Tecrübenin hac ve umre hizmetlerinde önemli olduğuna dikkat çekilen açıklamada, ancak bu durumun belirli isimler arasında sürekli tekrar eden bir ayrıcalığa dönüşmesinin kabul edilemeyeceği vurgulandı.
Görevlendirme sisteminin yeniden ele alınması çağrısında bulunan sendika, açık kriterlere dayalı, denetlenebilir, objektif ve şeffaf bir modelin hayata geçirilmesini istedi. Açıklamada; kıdem, hizmet süresi, saha tecrübesi ve daha önce görev alıp almama durumunun adaletli biçimde değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın organizasyonlarda ehliyet ve liyakati esas alan uygulamalara vurgu yaptığı hatırlatılan açıklama, “Din görevlilerimizin emeğinin karşılık bulduğu, kırgınlıkların değil aidiyet duygusunun güçlendiği bir sistem için mücadelemizi sürdüreceğiz” ifadeleriyle sona erdi.
