1. Haberler
  2. Dünya
  3. Vance: İran’da Hedef Rejim Değişikliği Değil Nükleer Programı Bitirmek

Vance: İran’da Hedef Rejim Değişikliği Değil Nükleer Programı Bitirmek

Gazeteci Megyn Kelly’nin YouTube kanalındaki programına konuk olan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Trump yönetiminin Tahran yönetimine yönelik izleyeceği politikalar hakkında kritik açıklamalarda bulundu. Vance, Washington’un önceliğinin yönetim değişimi değil,...

featured
0
Paylaş

Gazeteci Megyn Kelly’nin YouTube kanalındaki programına konuk olan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Trump yönetiminin Tahran yönetimine yönelik izleyeceği politikalar hakkında kritik açıklamalarda bulundu. Vance, Washington’un önceliğinin yönetim değişimi değil, nükleer faaliyetlerin durdurulması olduğunu vurguladı.

Vance İran Politikasına Dair Neler Söyledi?

ABD Başkanı Trump’ın İran’da bir “rejim değişikliği” peşinde olmadığını ifade eden Vance, “ABD Başkanı hiçbir zaman amacının Rıza Pehlevi’yi İran’ın yeni lideri yapmak olduğunu söylemedi” şeklinde konuştu. İran’daki toplumsal hareketlilik konusuna da değinen Vance, halkın mevcut yönetime karşı sergileyeceği tavrın tamamen kendi kararları olduğunu dile getirdi. Vance, Trump’ın bu konudaki bakış açısını, “(Trump) İran halkı ayaklanmak isterse bunun harika ancak onların meselesi olduğunu ve bunun, İran halkı ile hükümetleri arasındaki bir konu olduğunu söyledi” sözleriyle özetledi.

ABD’nin Bölgedeki Temel Hedefi Nedir?

Başkan Yardımcısı Vance, ABD’nin asıl gayesinin İran’ın nükleer programına son vermek olduğunu belirtti. Bu hedefe ulaşmak için “diplomatik yollarla ya da gerektiğinde askeri yollarla” hareket edilebileceğinin altını çizdi. Washington ile Tahran arasındaki uzlaşmayı geniş kapsamlı bir “bölgesel barış anlaşması” olarak tanımlayan Vance, bu sürecin İsrail, Lübnan, Körfez ülkeleri ve İran’ı kapsayan geniş bir çerçeveye sahip olduğunu aktardı.

İran Ekonomik Kazanım Elde Edebilecek mi?

Anlaşmanın Orta Doğu için dönüştürücü bir potansiyele sahip olduğunu savunan Vance, “İran yükümlülüklerini yerine getirirse Orta Doğu için gerçekten dönüştürücü bir anlaşma ortaya çıkacak. Aksi halde herhangi bir ekonomik fayda elde edemeyecekler” uyarısında bulundu. Söz konusu mutabakatın Marshall Planı ile kıyaslanmasına da itiraz eden Vance, “Marshall Planı büyük ölçüde Amerikan vergi mükelleflerinin parasıyla finanse edildi. Bu ise Amerikan vergi mükelleflerinin parası değil” dedi. Vance ayrıca, uranyum zenginleştirme sınırlandırmaları ile denetim mekanizmalarının anlaşmanın vazgeçilmez parçaları olduğunu hatırlattı.

ABD-İran Mutabakatı Süreci Nasıl Gelişti?

Müzakere sürecine dair bilgiler veren Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, 15 Haziran tarihinde yaptığı açıklamada, iki ülkenin Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerdeki çatışmaları bitirmek için uzlaştığını duyurmuştu. Bu gelişmeyi teyit eden İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi ise tarafların 19 Haziran’da İsviçre’de mutabakat zaptını imzalayacağını bildirmişti.

ABD Başkanı Donald Trump ise barış sürecinin tamamlandığını belirterek, Hürmüz Boğazı’nın trafiğe açılacağını ve ABD tarafından uygulanan deniz ablukasının derhal sonlandırılacağını ifade etti. Ancak anlaşmanın Lübnan’ı da kapsaması İsrail tarafında huzursuzluk yarattı. İsrail Başbakanı Netanyahu ve Savunma Bakanı Yisrael Katz, Lübnan’ın güneyinde kontrol ettikleri bölgelerden çekilmeye niyetleri olmadığını beyan etti.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter