1. Haberler
  2. Kültür Sanat
  3. Yalıköy’deki İshak Ağa Çeşmesi Restorasyonuna Tepki: Tarihe Şiddet

Yalıköy’deki İshak Ağa Çeşmesi Restorasyonuna Tepki: Tarihe Şiddet

Beykoz Yalıköy’ün simge yapılarından biri olan yaklaşık 300 yıllık İshak Ağa Çeşmesi’nin restorasyon sonrası büründüğü yeni görüntü, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Tarihi dokuya ait silindir şeklindeki orijinal gövdenin yerini, modern...

featured
0
Paylaş

Beykoz Yalıköy’ün simge yapılarından biri olan yaklaşık 300 yıllık İshak Ağa Çeşmesi’nin restorasyon sonrası büründüğü yeni görüntü, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Tarihi dokuya ait silindir şeklindeki orijinal gövdenin yerini, modern ve dikdörtgen bir mermer bloğun alması “tarih katliamı” tartışmalarını başlattı.

Neler Yaşandı?

Yapının orijinal kitabesinin akıbetine dair ortaya atılan iddiaların ardından Vakıflar Genel Müdürlüğü bir açıklamada bulundu. Kurum, söz konusu uygulamanın İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından gerçekleştirildiğini belirtti. Buna karşılık İBB kanadından gelen açıklamada ise, alandaki izinsiz müdahalenin ekiplerce tespit edildiği, duruma ilişkin tutanak tutulduğu ve yapının koruma altına alındığı bilgisi paylaşıldı.

Çeşmenin Tarihi Önemi Nedir?

İstanbul’un önemli kültürel mirasları arasında gösterilen çeşme, 1746-1747 tarihlerinde İstanbul Gümrük Emini İshak Ağa tarafından kapsamlı bir onarımdan geçirilmişti. Halk arasında “Su Sarayı” olarak da nitelendirilen bu görkemli yapı, klasik mimari döneminin izlerini taşımaktadır. Çeşmenin öne çıkan özellikleri şu şekildedir:

Yapı Özelliği Detaylar
Yenilenme Tarihi 1746-1747
Mimari Elemanlar 8 mermer sütun, 6 sivri kemer
Yapısal Form Geniş saçaklı klasik dönem yapısı
Bilinene Adı Su Sarayı

Uzmanlar Ne Diyor?

Restorasyon çalışmasını sert bir dille eleştiren uzman mimar Korhan Gümüş, gazetemize yaptığı değerlendirmede mevcut durumu “felaket” olarak nitelendirdi. Gümüş, şu ifadeleri kullandı:

“Bu trajikomik olay kamunun koruma konusunda nasıl bir halde olduğunu gösteriyor. Zaten yakın tarihe kadar yerinde duran ve herkesin gözünün önünde duran bu 3 asırlık çeşme ‘yerinden çalınmamış’ da olsa, aynı şekilde korunmuş olması gereken tarihi bağlamı da fotoğraflarda görüldüğü gibi uyduruktan bir şekilde yeniden inşa edilmiş. Dikkat ederseniz yerine koyulan o karikatür gibi olan “mermer şey” bu olan bitene son noktayı koymuşa benziyor. Bunu kim yaptıysa anlaşılan kendisi de bir tarih icat etmek istemiş. Hani diyorlar ya “Ecdat eserlerine sahip çıkıyoruz”, işte sahiplenmek böyle oluyor demek ki. Bu şekilde tarih icat etmeyi sahiplenmek olarak adlandırıyorlar. Bu olan biteni eleştirmek, hata yapmışlar falan demek artık zannedersem mümkün değil. Daha büyük bir felaketle karşı karşıyayız. Kendi tarihini, geçmişini dışlayan, ötekileştiren kendi kendisine ayrımcılık yapan bir şiddetle karşı karşıyayız. Buna olsa olsa intihar etmek denir.”

Sonuç ve Tepkiler

Tarihi 285 yıllık bir geçmişe dayanan bu özel mirasın restorasyon adı altında geçirdiği dönüşüm, mimarlar ve restoratörler tarafından “tarihe şiddet” ve “intihar” kelimeleriyle özetlendi. Yetkililerin birbirini işaret ettiği süreçte, asırlık mirasın özgün kimliğinin nasıl geri kazanılacağı ise merak konusu olmaya devam ediyor.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter